Herşey aşktan İzledim - Okudum








 
Uzun zamandır izlediğim en mükemmel romantik komedi filmlerden biri oldu. Üstelik Türk yapımı.
 Herşey aşktan 

Bir ara ümidi kesmiştim  Türk sineması hep ctrl+c sonrada ctrl+V 

  kısaca kopyala yapıştır , yapıyor  diye düşünürken  Sevgili 

 Beyazıt Öztürk'ün programında Mithat Can'ın "sevgili  adayı 

olanların özellikle  o adayla gitmesini tavsiye ediyorum" demesi 

birde   yakışıklılığı beni mest etti ki  onu ayrıca anlatırım   bu 
yazıya sığmaz.   Oyuncuların hepsi  şahaneydi  .  
  İyi ki gitmişim iyi ki ...
  Tavsiye ediyorum . Bazı olaylar  gerçekte böyle olmaz dediğimiz yerler varsa da zaten film bu , yabancı  filmlerde öyle değil mi ? İzlerken büyüsüne kapılıyorsunuz hatta  arada bile çıkmadık hatta  hiç kimse çıkmadı filmi çabuk başlattılar. Birr kaç sahnede   filmi izleyen erkeklerin  vuuvv demesi yokmuydu  film kadar hoştu...  


 Şükrü Özyıldız, Hande Doğandemir ve Mithat Can Özer´i buluşturan Her Şey Aşktan'ın yönetmen koltuğunda Andaç Haznedaroğlu oturuyor. Ayrıca  Özcan Deniz medyum Kado 
 Gerçek hayatta  medyum olsaydı , eminim ki kızlar sıraya girerdi.

 Filme gidenlerden ve gitmeyi düşünenlerden de  yorum bekliyorum  Kuğucanlar...









Kız arkadaşlaına bayıldım  bende de  var bu delilerden:))









Bana çok etkileyici gelen sahnelerdendi...











Bir Medyum ancak bu kadar yakışıklı olur , Haydi kızlar Medyumaaa:)))





İçimin aktığı yer:)








Tebrik ediyorum ve umarım  ikincisi de gelir...
 

Ve nihayet biten bir kitap...



Bana ikimizi anlat...
 Bir  gece sohbet sırasında , arkadaşımın tavsiyesiyle , ertesi sabah  koşa koşa gidip aldığım bir kitap.



"Soğuk Kahve" ve "Sabah Uykum" yazarından "Yaşanması mümkünken yaşanmayan her aşk gün gelir bizden bunun hesabını sorar."

Adamlık, bir kadını bir ömür sevmekten geçer. Kadınlık da kendini bir ömür sevecek adamın değerini bilmektir. Kimin için yaratıldığını bilmiyorsun elbette ama bu hikâyenin başrolü sensin. Aşkı senin, acısı senin. Kimse içinde kopan fırtınaları anlamaz, anlamak zorunda da değil zaten. İnsanlar hep konuşur çünkü hayat senin, tasası onlarındır.

Her şeye rağmen bilmediğim bir hikâyenin başrolünü oynuyorum. Sonu nereye gider belli değil, seveceğim kaç şarkı kaldı bilmiyorum. Herkes gibi, her şeyden habersiz yaşıyorum. Ne zaman karşıma çıkarsın, hangi şarkıda ilk dansımızı ederiz hiçbir fikrim yok. Ayrıntılara takılmaya gerek yok belki de... Hikâyeme katıldığın gün sarılır konuşuruz bunları.

 Kitabın arka kapağı...



Kitabın başından sonuna kadar ağladım , belki ağlamak istiyordum belkide  çok duygusaldı bilemiyorum  ,kişiden kişiye değişir kitap analizleri.  








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Rare Disease Day and the promises of personalized medicine

O ur daughter Ellen wrote the post that I republish below 3 years ago, and we've reposted it in commemoration of Rare Disease Day, Febru...