ÖMRÜN HACMİ

 Televizyon seyredilen bir şey değil benim için uzun zamandır. İncelenen bir şey, ucundan kıyısından üretimimin bulaşmasını temenni ettiğim, bir gün bir süper kahramanın çıkıp güzel şeylerin peşinden gideceğine inandığım çalışma alanım. Bu nedenle uzun süre televizyon izleyemesem de içerisinde olan her şeyi büyük bir ilgi ile incelemeye çalışıyorum. Bugün izlemediğim ve aslında hiçbir zaman üretmeyi de düşünmeyeceğim bir diziyi izliyordu annem. Oldukça klişe acı soslarına bulanmış neredeyse uyduruk bir melodram. Ama ondan bahsetmeyeceğim.
Bu yazının konusu başka. İşte ben de odanın içinde dolanırken birden dikkatimi çekti ekranda olan biten.
Bir rüya sahnesiydi. Genç ve yetimhanede yaşayan  bir kız kendi ölümünü ve cenazesini izliyor rüyasında. Her şey son derece  basmakalıpken birden kız ; ‘’Bu kadar mı benim bu dünyadaki boşluğum; ben bu kadar küçücük mü yaşamışım ?’  diye soruyor kendi kendine.
  Siz hiç sorar mısınız kendinize :  

Ben ne kadar yaşıyorum ?
Benim varlığımın hacmi ne kadar bu dünyada diye.
****
Paranın, evin, arabanın hatta insanın kapladığı yer hesaplanabilir lakin bir hayatın hacmi nasıl hesaplanır?


  Her yaşam çok kıymetli elbette ama sanırım insan yaşamı bir başkasının yaşamına değdikçe büyüyor.  
Hepimizin kendi yolunda ayağına değen onlarca taş var, hepimiz bir şeylerin üstünden atlamaya , altından kalkmaya çalışıyoruz.
Hepimiz yoruluyoruz, kayboluyoruz, vazgeçiyoruz.
Bütün bunlar olurken her şeye rağmen bir başkasının yolundan bir taşı alıp kenara çekebiliyorsak, ya da ayağına taş değenin yarasına üfleyebiliyorsak yaşamızı da büyütebiliyoruz.
Kurtuluşun tek başına değil hep beraber geleceğine inandığımız kadar büyüyor hayatımız. Yazdığımız şiir bir kadının ya da adamın duvarında her sabah haydi yapabilirsin dediğinde büyüyor biraz daha hayatımız.
Kalbimizde taşıdığımız, gönlümüzde doğurduğumuz evlatlara sahip oldukça büyüyor hacmi ömrün.
Küçücük hayatlardaki aptal debelenmelerin farkına varıp;  kinden, kıskançlıktan uzaklaştıkça büyüyor hayatımız.
Kuru kalabalık uğruna kalbini ezdirmeyi reddedip, kalbindeki bahar bahçeyi  yine kalbini renklendirenlere açmayı öğrenebildiğinde büyüyor.
  Hayat  (bence) en çok ;  ne kadar sevildiğine ve sevmenin sevilmek için tek koşul olduğunu öğrenebilmeye bağlı olarak büyüyor.


  Sen düşündün mü ?
  Ne kadarlık yaşıyorsun bu dünyada,

senin ömrünün hacmi ne kadar ?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Rare Disease Day and the promises of personalized medicine

O ur daughter Ellen wrote the post that I republish below 3 years ago, and we've reposted it in commemoration of Rare Disease Day, Febru...