"A" noktasından "B" noktasına gitmek



Sabah kalkıp kahvemi yudumlamaya bayılıyorum. Tabi kahve öncesi kayısı yediğimi mutlaka söylemem gerekiyor. Kayısı yemediğim bir gün sanırım neredeyse hiç yok gibi. Garip bir hastalık diyelim. Zor ayılan biri olduğum için minimum 1 saat geçmesi gerekiyor yola çıkmam için. Varacağım yer de tahmini hep 1 saatlik mesafede olduğu için, bu demektir ki; olmam gereken zamandan minimum 2 saat önce uyanıyorum. Neyse, Kendimi bugün zar zor dışarı attım ve soğukluğu hissettirmeyen güneşin altında Eminönü gezimi yapmak için yola çıktım. Almam gerekenleri aldıktan sonra en sevdiğim şey, Nüans ve Fermo'ya uğramak. Şahsen Nüansı daha çok seviyorum. Hem fiyatları da Fermo'ya göre daha uygun bence. Dükkandan eli boş çıkarmıyım?! Gerekli gereksiz herşeyi almış buluyorum kendimi. Mesela bugün daha hakkını vererek pasta yapmayı bilmediğim halde pasta katı kesme aleti, un eleyici, ganaj, toz jelatin ( ki bunu cheesecake için kullanıcam bu cuma), muffin kalıpları, sufle kalıpları ucuzundan ve bende olduğu halde 50 liraya kıyıp çırpıcı aldım. Harikayım! Eve geldim ki sevinçten ölücem sanki. Mutfağıma hepsini yerleştirirken aldığım keyfi bir görseniz gülmekten ölürdünüz herhalde. En azından annem tuvalete zor yetişti :).
Bugün ki misyonum akşam yemeğinden sonra çikolatalı sufle yapmak. Bugün aldığım kalıpları hemen kullanmak istiyorum. En öncelikli amacım; profesyonel kursuma başlamadan önce bol bol alıştırma yapmak. Bunun için de gittiğim diğer amatör kurslarda öğrendiğim herşeyi yapmam gerekiyor. Ta ki elim alışıp ezberleyinceye kadar. Eh, ne de olsa kursu birincilikle bitirmek istiyorum. En son sufle yaptığımda rengi açık olmuştu. 35gr. bitter çikolata kullanmıştım. Bu akşam ölçüyü iki katına çıkartıp 70 gr. bitter çikolata koyacağım. Bu gidişle annem ve babam duvar üstündeki Humpty Dumpty'e benzeyecekler :)) Onları şişerken izlemek çok zevkli. Bu demektir ki yaptığım şeyler beğeniliyor. Ki babam bu konu da çekilmezdir. Önüne koyduğunuz herşeyi yemez. Nasıl bir keyif benim için anlatamam. İlk önce evi fethediyorum sonra şefleri fethedicem sonra da müşterileri..
Hayatımda o kadar çok farklı şey yaptımki gerçekten ne yapmak istediğimi yeni fark ettim. Hemde 28 yaşında! Hiçbirşey için geç değildir. Kendime hep "inanırsan herşey gerçekleşir" derim. Hatta duvarımda bile bu yazı asılıdır. Bakalım hep birlikte göreceğiz. Serra'nın mutfak sektöründe çalışmasının avantajını kullanarak kendime Brabantia şef bıçağı siparişimi verdim bile!!! Amacım bir gün şef olduğumde cevizleri mükemmel kesebilmek! :) Evet! Bende kendime gülüyorum.. Lütfen rahat olun :) Hepbirlikte bu serüvene şahit olacağınız.. Akşam yemeği olarak Tagliettelle tart yapmam gerekiyor şimdi. Üstüne de insanın içini hop ettiren suflem. Bon Appetit !

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Rare Disease Day and the promises of personalized medicine

O ur daughter Ellen wrote the post that I republish below 3 years ago, and we've reposted it in commemoration of Rare Disease Day, Febru...